AŞK' A NOLMUŞ!!!!!!
Ben yıllarca yanlış mı bilmişim birşeyleri, birşeyler sadece yürekte yaşanamaz mı olmuş.....
yürekten yaşamak isteyince bunun adı ilkokul öğrencisi mi olmuş :)
Herkes ne kadar çok koşarak, yetişmeye çalışarak kandırmış bu şehirde kendini.....
Kimse neden bi duramamış, neden korkmuş kendiyle başbaşa kalmaktan, neden korkmuş acaba kendini dinlememiş...
O kadar mı kötüymüş yürekleri ya da o kadar mı acıtmış birileri kimilerini...
Elinde güzel bi şarap, fonda tatlı bi caz ezgisi, kurulan güzel hayaller yetememiş mi insancıklara, illa illa da birileri mi olmalıymış etraflarında, herkesin dediği ve de bildiği gibi kalabalıklar arasında yeni yalnızlıklar edinmişler yine yeniden ve de bilemeden, kalabalıkta ıssızlaşmışlar adeta.
Önce kendimizi sevmeyi unuttuk mu biz, yoksa bi dönemin çocuklarına önce kendini düşünmek ayıptır öğretildiği için olabilir mi bu kalabalıklarda ki sıkışmalarımız, hayır diyemeyişlerimiz, hep birilerine endeksli mutluluklarımız, hep birşeylere endeksli tatminkarlıklarımız...
İnsan arabasına atlayıp yağan yağmurun altında gezinirken mutlu olmayı unuttu mu artık, araca araç değil de marka olarak bakmaktan mı yoksa bu da...Ya da yağmurluğunu giyip ıslanmak şöyle mahalle arasında, hele de bahar vurmuşsa toprağa, iki de çiçek kokusu salınmışsa etrafa... değişilmez mi lüks lokantalardaki bi ton para verip yediğimiz etlere...Belki kimilerimiz için değişilebilir, belki benim için de zaman zaman ama yerini tutamaz hiçbirşey doğallığın... Doğallığı rahatlıkla edeple karıştırmamakta lazım bence, edepsizlik yapıpta bunun rahatlık olduğuna inandırmaya çalışmamamk lazım karşındakini, sanki o anlamazmış gibi...
Bi de yalan var ki, offffff almış başını gitmekte..... Bunu da başka bi akşamın konusu yapalım...
veeeee
yine diorum, yahu sevgi'ye saygıya nolmuş, nerelerde kaybetmişiz......
15 Şubat 2013 Cuma
AŞK' A NOLMUŞ!!!!!!
Ben yıllarca yanlış mı bilmişim birşeyleri, birşeyler sadece yürekte yaşanamaz mı olmuş.....
yürekten yaşamak isteyince bunun adı ilkokul öğrencisi mi olmuş :)
Herkes ne kadar çok koşarak, yetişmeye çalışarak kandırmış bu şehirde kendini.....
Kimse neden bi duramamış, neden korkmuş kendiyle başbaşa kalmaktan, neden korkmuş acaba kendini dinlememiş...
O kadar mı kötüymüş yürekleri ya da o kadar mı acıtmış birileri kimilerini...
Elinde güzel bi şarap, fonda tatlı bi caz ezgisi, kurulan güzel hayaller yetememiş mi insancıklara, illa illa da birileri mi olmalıymış etraflarında, herkesin dediği ve de bildiği gibi kalabalıklar arasında yeni yalnızlıklar edinmişler yine yeniden ve de bilemeden, kalabalıkta ıssızlaşmışlar adeta.
Önce kendimizi sevmeyi unuttuk mu biz, yoksa bi dönemin çocuklarına önce kendini düşünmek ayıptır öğretildiği için olabilir mi bu kalabalıklarda ki sıkışmalarımız, hayır diyemeyişlerimiz, hep birilerine endeksli mutluluklarımız, hep birşeylere endeksli tatminkarlıklarımız...
İnsan arabasına atlayıp yağan yağmurun altında gezinirken mutlu olmayı unuttu mu artık, araca araç değil de marka olarak bakmaktan mı yoksa bu da...Ya da yağmurluğunu giyip ıslanmak şöyle mahalle arasında, hele de bahar vurmuşsa toprağa, iki de çiçek kokusu salınmışsa etrafa... değişilmez mi lüks lokantalardaki bi ton para verip yediğimiz etlere...Belki kimilerimiz için değişilebilir, belki benim için de zaman zaman ama yerini tutamaz hiçbirşey doğallığın... Doğallığı rahatlıkla edeple karıştırmamakta lazım bence, edepsizlik yapıpta bunun rahatlık olduğuna inandırmaya çalışmamamk lazım karşındakini, sanki o anlamazmış gibi...
Bi de yalan var ki, offffff almış başını gitmekte..... Bunu da başka bi akşamın konusu yapalım...
veeeee
yine diorum, yahu sevgi'ye saygıya nolmuş, nerelerde kaybetmişiz......
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder